PostHeaderIcon Lavta

Lavta Nedir?

Dünya üzerinde değişik coğrafyalarda karşımıza çıkan Lavta sazı, birbirinden çok farklı müzik türlerinde kullanılmıştır. Buna bağlı olarak değişik Lavta formları, tel sayılarında farklılıklar, değişik çalış sitilleri haliyle kaçınılmaz olmuştur.

Bizim bu gün İstanbul’da çaldığımız Lavta, iki Lavta bir Kemençeden oluşan ve “Kabasaz” denilen üçlü ile içinde daha çok dans ve ritim öğeleri bulunan Köçekçeler, Tavşancalar, Longalar, Sirtolar ve Oyun havaların da kullanılan, ekseriya Rumların icra ettiği bir sazdı.

Sultan Aziz’e ait bir Lavtanın Tanburi Cemil Bey’e hediye edilmesiyle, müzik âlemi benim “İstanbul Lavtası” demeyi tercih ettiğim bu güzel saza kavuşmuş oldu. Tanburi Cemil Bey sazın perdelerini ve mızrabını tanburdan esinlenerek, akordu da kemençeden esinlenerek kendi müzik dehasına hizmet edecek şekilde değiştirdi. Bu yüzdendir ki Tanburi Cemil beyden sona Türk müziğinde varlığı gittikçe azalan Lavta sazına ilgi ekseriya Tanburilerden gelmiştir. Tanburi Cemil Bey’den sonra Lavta deyince akla ilk gelen isimler Mesut Cemil Bey, Refik Fersan, İhsan Özgen, Bilge Özgen, Kenan Şavklı ve Fırat Kızıltuğ’dur.

1996 yılında edindiğim ilk Lavtam ile bende bu saza müptela oldum ve yaşaması için elimden geldiğince hizmet etmekten başka bir muradım olmadı. Pek çok konser ve plakta çaldığım Lavta sazına etrafımda gittikçe ilgi artıp üstüne birde öğrencilerim olmaya başlayınca bir “Lavta Kitabı” hazırlamaya başladım.

Günümüzde enstrüman yapan ustaların pek çoğunun Lavta’ya ilgi gösterdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Aslan Çekiç, Sacit Gürel ve Barış Yekta Karatekeli’den aldığım Lavtaların hem tını, hem de işçilik olarak eski lavtaları aratmadığını, hatta daha tekâmül etmiş sazların bu gün yapıldığını söylemenin yanlış olmayacağını düşünüyorum.

 

Fotoğraflar

lavta

 

 

lavta

 

lavta

 

lavta

Ses Kayıtları

Lavta ile şehnaz taksim